Alacak Davası
Ödenmeyen bir borcun tahsili için ihtarnameden icra takibine, arabuluculuktan alacak davasına kadar izlenebilecek yollar ve dikkat edilecek süreler.
Borç verilen bir para geri ödenmediğinde, teslim edilen bir işin bedeli tahsil edilemediğinde ya da bir sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediğinde, alacaklının başvurabileceği temel yol alacak davasıdır. Alacak davası, borçlunun ödemeye mahkûm edilmesi ve elde edilen ilamın icra yoluyla tahsil edilebilmesi amacıyla açılır.
Ancak her alacak için hemen dava açmak en uygun yol olmayabilir. Alacağın türü, elde bulunan belgeler, borçlunun mal varlığı ve tarafların tacir olup olmaması, hangi yolun daha hızlı ve güvenli sonuç vereceğini belirler. Her dosya kendine özgüdür; somut durum belgeler üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava öncesi: temerrüt ve ihtarname
Türk Borçlar Kanunu'na göre muaccel, yani ödeme zamanı gelmiş bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Taraflar ödeme için belirli bir vade günü kararlaştırmışsa, bu günün geçmesiyle borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş olur. Temerrüt, gecikme faizinin işlemeye başlaması bakımından önemlidir.
Uygulamada noter aracılığıyla gönderilen bir ihtarname hem temerrüt tarihini belgeler hem de borçluya son bir ödeme fırsatı tanır. İhtarnamede alacağın dayanağı, tutarı ve ödeme için verilen süre açıkça belirtilmelidir. Bazı uyuşmazlıklarda ihtarname, ileride tartışma yaratabilecek olguların kayıt altına alınması için de kullanılır.
Dava veya takip öncesinde alacağı ispatlayacak belgelerin bir araya getirilmesi de bu aşamanın parçasıdır:
- Sözleşme, sipariş formu, teklif ve kabul yazışmaları,
- Faturalar, irsaliyeler, teslim tutanakları ve cari hesap ekstreleri,
- Banka dekontları ve açıklama kısmı borcu gösteren havale kayıtları,
- E-posta, mesaj ve borçlunun borcu kabul ettiği yazılı beyanlar,
- Varsa senet, çek veya kefalet belgesi.
Belgelerin eksik olduğu durumlarda tanık ve bilirkişi incelemesi gibi delillere başvurulabilir; ancak kanunun senetle ispat zorunluluğu getirdiği hallerde tanık deliline dayanmak sınırlıdır.
Faiz talebi
Para borcunu ödemede temerrüde düşen borçlu, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Taraflar sözleşmede faiz oranı belirlememişse, adi işlerde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'daki yasal faiz, ticari işlerde ise aynı kanunda düzenlenen avans faizi oranı uygulanabilir. Bu oranlar dönemsel olarak değiştiği için hesap güncel oranlar üzerinden yapılmalıdır; ön hesap için faiz hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz.
Arabuluculuk dava şartı mı?
Bazı alacak uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıkların büyük bölümü ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar bunların başında gelir. Arabuluculuğun dava şartı olduğu bir uyuşmazlıkta doğrudan dava açılırsa dava usulden reddedilir. Adi nitelikteki bir borç ilişkisinde ise kural olarak doğrudan dava açılabilir. Mevzuattaki değişiklikler nedeniyle kapsam her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir:
- Asliye hukuk mahkemesi: Genel görevli mahkemedir; adi nitelikteki alacak davaları burada görülür.
- Asliye ticaret mahkemesi: Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili davalar ile kanunda sayılan ticari davalara bakar.
- Tüketici mahkemesi: Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda görevlidir.
- Sulh hukuk mahkemesi: Kira alacakları dahil kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara bakar.
Yetki bakımından genel kural, davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılmasıdır. Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Para borçları kural olarak alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğinden, alacaklı çoğu durumda kendi yerleşim yerindeki mahkemede de dava açabilir. Bakırköy'de yerleşik bir alacaklı için bu, davanın Bakırköy Adliyesi'nde görülebilmesi anlamına gelebilir.
Zamanaşımı ve ispat
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimler gibi kanunda sayılan bazı alacaklar ise beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz, borçlu tarafından ileri sürülmesi gerekir; ancak süresi geçmiş bir alacak için dava açmak ciddi risk taşır. Zamanaşımı; borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması, dava açılması veya icra takibi başlatılması gibi işlemlerle kesilir ve kesilme anından itibaren yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle eski tarihli alacaklarda, sürenin hangi işlemle kesilmiş olabileceği dosyadaki belgeler üzerinden tek tek kontrol edilmelidir.
İspat bakımından, belirli bir tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerekir. Bu parasal sınır her yıl yeniden belirlenir. Bu nedenle borç verirken veya bir hizmet karşılığında ödeme beklerken yazılı bir belge, banka açıklaması bulunan havale ya da yazışma gibi delillerin saklanması önemlidir. Alacak miktarının dava açarken tam olarak belirlenemediği hallerde belirsiz alacak davası da bir seçenektir.
Alternatif yollar: icra takibi ve ihtiyati haciz
- İlamsız icra takibi: Dava açmadan icra dairesi aracılığıyla ödeme emri gönderilir. Borçlu itiraz etmezse takip kesinleşir.
- İtirazın iptali davası: Borçlunun itirazı halinde, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde bu dava açılabilir.
- İhtiyati haciz: Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağında, borçlunun mal kaçırma riskine karşı mahkemeden ihtiyati haciz kararı istenebilir.
Hangi yolun seçileceği, alacağın belgelere ne ölçüde dayandığına ve borçlunun itiraz ihtimaline göre belirlenir. Alacak bir haksız fiil veya kazadan doğuyorsa maddi ve manevi tazminat davası sayfamız da yol gösterici olabilir.
Büromuzun desteği
Büromuz, alacağın dayanağını oluşturan belgelerin incelenmesinden ihtarnamenin hazırlanmasına, arabuluculuk görüşmelerinden dava ve icra aşamasına kadar süreci alacaklı veya borçlu adına takip eder. Amaç, uyuşmazlığın mümkün olan en uygun yoldan ve hak kaybı yaşanmadan çözülmesidir.
Sunduğumuz Hizmetler
Alacak Davası kapsamında danışmanlık ve dava takibi başlıklarımız.
Alacak belgelerinin ve tahsil yollarının değerlendirilmesi
Noter ihtarnamesi hazırlanması ve temerrüt tespiti
Arabuluculuk başvurusu ve görüşmelerde temsil
Asliye hukuk ve ticaret mahkemelerinde alacak davası
İcra takibi, itirazın iptali ve ihtiyati haciz
Borçlu tarafa savunma ve uzlaşma desteği
Sözleşmeler & Borçlar Hukuku alanında diğer başlıklar
Sözleşmeler & Borçlar Hukuku
Alacak ve tazminat davaları, sözleşme hazırlama ve inceleme, tüketici uyuşmazlıkları ve trafik kazaları.
Alanı İncele →Maddi-Manevi Tazminat Davası
Haksız fiil, kaza ve kişilik hakkı ihlallerinden doğan zararların tazmini.
Ayrıntılı Bilgi →Sözleşme Hazırlama ve İnceleme
Kira, hizmet, satış, ortaklık ve eser sözleşmelerinin imza öncesi hazırlanması ve incelenmesi.
Ayrıntılı Bilgi →Tüketici Hukuku
Ayıplı mal ve hizmet, cayma hakkı, hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçleri.
Ayrıntılı Bilgi →Alacak Davası — Sıkça Sorulan Sorular
Elimde senet yok, sadece banka havalesi var; alacağımı ispat edebilir miyim?
Dava mı açmalıyım, icra takibi mi başlatmalıyım?
Alacak davası ne kadar sürer?
Borçlu mal kaçırırsa ne yapabilirim?
Zamanaşımı dolmuşsa alacağımı hiç isteyemez miyim?
Alacak Davası konusunda hukuki destek
Her dosya kendine özgüdür. Durumunuzun değerlendirilmesi için ön görüşme talep edebilirsiniz.
Ön Görüşme Talep Et