Osmaniye Mah. İncirli Çıkmazı Sk. Hukukçular Sitesi C1 Blok No:2/2 K:4 D:15, 34146 Bakırköy/İstanbul Çalışma Saatleri: Hafta içi 09:00 – 18:00
Avrasya Hukuk Bürosu Avrasya Hukuk Bürosu Av. Kasım Ergün
Görüşme Talep Et
AVRASYA HUKUK BÜROSU · BAKIRKÖY

Dolandırıcılık Suçu

Dolandırıcılık suçunda hem mağdur hem şüpheli açısından belirleyici olan, hilenin varlığı ve olayın hukuki uyuşmazlıktan ayrılmasıdır.

20+ yıl tecrübeGizlilik ilkesiSonuç odaklı temsil

Dolandırıcılık, bir kişinin hileli davranışlarla aldatılarak kendisinin veya başkasının zararına, failin ya da bir başkasının yarar sağlaması olarak tanımlanır. Telefonla kamu görevlisi gibi davranarak para istenmesinden internet üzerinden yapılan sahte satışlara, ticari ilişkilerde verilen yanıltıcı taahhütlerden yatırım vaatlerine kadar çok geniş bir alanda karşımıza çıkar. Bir dolandırıcılık avukatı, ister mağdur ister şüpheli tarafında olsun, olayın gerçekten bir suç mu yoksa hukuki bir uyuşmazlık mı olduğunu en başta doğru tespit etmeye odaklanır.

Bu sayfada basit ve nitelikli dolandırıcılık arasındaki farkı, suçun unsurlarını, şikâyet ve soruşturma sürecini, uzlaşma ve etkin pişmanlık imkânlarını açıklıyoruz.

Suçun Unsurları: Hile, Aldatma ve Yarar

TCK m.157'ye göre dolandırıcılıktan söz edebilmek için birkaç unsurun bir arada bulunması gerekir:

  • Hileli davranış: Basit bir yalanın ötesinde, karşı tarafın denetleme imkânını ortadan kaldıracak ya da zorlaştıracak nitelikte bir aldatma gerekir.
  • Aldatılma: Mağdurun bu hile sonucunda yanılgıya düşmesi ve bu yanılgıyla işlem yapması gerekir.
  • Zarar ve yarar: Mağdurun ya da bir başkasının malvarlığı zarara uğramalı, failin veya bir başkasının yarar sağlaması gerekir.
  • Kast: Failin baştan itibaren aldatma ve haksız yarar sağlama amacıyla hareket etmesi aranır.

TCK m.157 uyarınca basit dolandırıcılığın cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Nitelikli Dolandırıcılık Hâlleri (TCK m.158)

Suçun belirli yöntemlerle veya belirli kişi ve kurumlara karşı işlenmesi, cezayı önemli ölçüde artırır. TCK m.158'de sayılan nitelikli hâllerde ceza, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan nitelikli hâller şunlardır:

  • Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi
  • Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılması
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması
  • Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması
  • Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması
  • Kendini kamu görevlisi, banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtma

Kanun, bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması gibi bazı hâllerde hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adli para cezasının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağını ayrıca düzenlemiştir. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi cezayı yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi ise bir kat artırır (TCK m.158/3). 2026 yılında eklenen TCK m.158/4 ile, iştiraki yalnızca kendisine ait banka hesabının veya kart gibi ödeme araçlarının kullanılmasını sağlayan bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezasının yarı oranında indirileceği düzenlenmiştir. Görev bakımından da 2025 yılında yapılan değişiklikle nitelikli dolandırıcılık davaları ağır ceza mahkemesinin görev listesinden çıkarılmış; bu davalar artık asliye ceza mahkemesinde görülmektedir. İnternet üzerinden yapılan dolandırıcılıklar çoğu zaman bilişim suçlarıyla iç içe geçtiğinden, bilişim suçları sayfamız da bu konuda fikir verebilir.

Dolandırıcılık mı, Hukuki Uyuşmazlık mı?

Borcunu ödemeyen, sözleşmedeki edimini yerine getirmeyen veya ticari işi kötü giden herkes dolandırıcı değildir. Yargıtay uygulamasında, başlangıçta mevcut olmayan bir hileli davranış yoksa ve taraflar arasında gerçek bir sözleşme ilişkisi kurulmuşsa uyuşmazlığın hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu ayrım iki taraf için de kritik önem taşır:

  • Mağdur açısından, salt alacak niteliğindeki bir uyuşmazlık için ceza şikâyetinde bulunmak süreci uzatabilir; doğru yol çoğu zaman alacak davası veya icra takibidir.
  • Şüpheli açısından, ticari bir anlaşmazlığın suç gibi sunulması durumunda bu farkın delillerle ortaya konması savunmanın temelini oluşturur.

Şikâyet ve Soruşturma Süreci

  1. Delillerin toplanması: Banka dekontları, yazışmalar, arama kayıtları, ilan ekran görüntüleri ve varsa tanık bilgileri bir araya getirilmelidir.
  2. Suç duyurusu: Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa dilekçe ile başvurulur. Paranın gönderildiği hesaplar ve kullanılan telefon numaraları mümkün olduğunca ayrıntılı bildirilmelidir.
  3. Soruşturma: Savcılık banka kayıtlarını, abone bilgilerini ve diğer verileri talep eder; şüphelilerin ifadesi alınır.
  4. Karar: Yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenir; aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı mağdurun itiraz hakkı vardır. Bu konudaki süre ve usul için kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz yazımızı inceleyebilirsiniz.

Uzlaşma ve Etkin Pişmanlık

Basit dolandırıcılık, CMK m.253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Bu durumda taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya getirilir; edimin yerine getirilmesiyle uzlaşma gerçekleşirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Nitelikli dolandırıcılık ise uzlaşma kapsamında değildir.

Bunun yanında TCK m.168'deki etkin pişmanlık hükmü, zararın giderilmesini teşvik eder. Kovuşturma başlamadan önce failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde ise yarısına kadarı indirilebilir. Kısmi ödeme ancak mağdurun rızası varsa etkin pişmanlık sonucunu doğurur.

Mağdurun Hakları: Davaya Katılma ve Zararın Tazmini

Dolandırıcılık mağduru, kamu davası açıldıktan sonra ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar davaya katılan sıfatıyla dahil olabilir. Katılan; duruşmalarda beyanda bulunabilir, delil sunabilir, tanıkların dinlenmesini isteyebilir ve hükme karşı kanun yollarına başvurabilir. Ceza yargılaması mağdurun parasını doğrudan geri almasını sağlamaz; uğranılan zararın tahsili için ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat veya alacak davası açılması ya da icra yoluna gidilmesi gerekebilir. Bu iki süreç birbirini tamamlar ve ceza dosyasında toplanan deliller hukuk davasında da kullanılabilir. Şüphelinin malvarlığına ilişkin bilgilerin erken aşamada araştırılması, ileride yapılacak tahsilat açısından da önem taşır.

Avukatın Rolü ve Büromuzun Desteği

Mağdur vekili olarak şikâyetin doğru suç vasfıyla yapılmasını, delillerin kaybolmadan toplanmasını ve davaya katılma talebini takip ederiz; gerekirse zararın tazmini için hukuk yoluna da başvurulur. Şüpheli veya sanık müdafi olarak ise hile unsurunun bulunmadığını, olayın hukuki uyuşmazlık niteliğini veya nitelikli hâlin oluşmadığını delillerle ortaya koymaya çalışırız. Her dosya kendine özgüdür; olayın gelişimi ve deliller somut olarak incelenmeden sonucu öngörmek mümkün değildir.

KAPSAM

Sunduğumuz Hizmetler

Dolandırıcılık Suçu kapsamında danışmanlık ve dava takibi başlıklarımız.

Dolandırıcılık suç duyurusu ve mağdur vekilliği

Şüpheli ifadesinde ve sanık savunmasında müdafilik

Nitelikli dolandırıcılık yargılamaları

İnternet ve telefon dolandırıcılığı dosyaları

Uzlaşma ve zarar giderimi süreçlerinin takibi

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz

Dolandırıcılık Suçu — Sıkça Sorulan Sorular

Dolandırıldım, ilk olarak ne yapmalıyım?
Öncelikle bankanızla iletişime geçerek işlemi bildirmeniz ve mümkünse hesabı ya da kartı bloke ettirmeniz gerekir. Ardından dekontlar, mesajlar, arama kayıtları ve ilan görüntüleri gibi tüm delilleri saklayarak Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Şikâyette paranın gönderildiği hesap bilgilerinin ve kullanılan numaraların ayrıntılı yazılması, soruşturmanın hızlı ilerlemesine katkı sağlar.
Borcunu ödemeyen kişi hakkında dolandırıcılık şikâyeti yapılabilir mi?
Borcun ödenmemesi tek başına dolandırıcılık değildir. Suçun oluşması için kişinin baştan itibaren hileli davranışlarla karşı tarafı aldatmış olması gerekir. Gerçek bir sözleşme ilişkisi kurulmuş ve sonradan edim yerine getirilmemişse uyuşmazlık genellikle hukuk mahkemesinde veya icra yoluyla çözülür. Hangi yolun izleneceği, ilişkinin başlangıcındaki olgulara bakılarak belirlenmelidir.
Dolandırıcılık suçunda uzlaşma mümkün mü?
Basit dolandırıcılık uzlaşma kapsamındadır; soruşturma aşamasında taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla görüşür ve anlaşma sağlanıp edim yerine getirilirse dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır. Nitelikli dolandırıcılıkta ise uzlaşma uygulanmaz; bu dosyalarda zararın giderilmesi ancak etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ceza indirimi sonucunu doğurabilir.
Zararı öderseniz dava düşer mi?
Nitelikli dolandırıcılıkta zararın ödenmesi davayı düşürmez; ancak etkin pişmanlık hükümleri uyarınca cezada indirim sağlayabilir. İndirim oranı, ödemenin kovuşturma başlamadan önce mi yoksa kovuşturma sırasında mı yapıldığına göre değişir. Zararın tamamen giderilmesi esastır; kısmi ödemede mağdurun rızası aranır. Basit dolandırıcılıkta ise uzlaşma yoluyla dosyanın kapanması mümkündür.
İnternetten yapılan dolandırıcılık hangi suç kapsamında değerlendirilir?
İnternet ilanları, sahte alışveriş siteleri veya sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılıklar çoğunlukla bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir. Olayın özelliklerine göre banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması gibi başka suçlar da gündeme gelebilir. Suç vasfı, kullanılan yönteme ve elde edilen yarara göre somut olarak belirlenir.

Dolandırıcılık Suçu konusunda hukuki destek

Her dosya kendine özgüdür. Durumunuzun değerlendirilmesi için ön görüşme talep edebilirsiniz.

Ön Görüşme Talep Et