Ticari Alacak Davaları konusunda hukuki destek
Her dosya kendine özgüdür. Durumunuzun değerlendirilmesi için ön görüşme talep edebilirsiniz.
Ön Görüşme Talep EtTicari Alacak Davaları
Şirketler arası mal ve hizmet satışından doğan ödenmemiş alacaklarda arabuluculuk, ihtiyati haciz, icra takibi ve dava yollarının doğru sırayla kullanılması için destek.
Teslim edilen malın veya verilen hizmetin bedelinin ödenmemesi, şirketlerin en sık yaşadığı hukuki sorundur. Ticari alacak davası, iki tacir arasındaki ticari işten doğan para alacağının mahkeme kararıyla tahsil edilmesini amaçlar. Ancak doğrudan dava açmak her zaman ilk ya da en hızlı adım değildir; arabuluculuk, ihtiyati haciz ve icra takibi gibi araçların doğru sırayla kullanılması tahsilat ihtimalini önemli ölçüde etkiler.
Bu sayfada bir ticari alacağın dava yoluyla tahsilinde izlenen süreci, görevli mahkemeyi, ispat araçlarını ve dikkat edilmesi gereken süreleri özetliyoruz.
Ticari alacak ve ticari dava nedir?
Bir davanın ticari dava sayılması için ya her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ya da uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir konudan doğması gerekir. Örneğin iki şirket arasındaki mal satışı, bayilik veya distribütörlük sözleşmesinden doğan bedel, taşıma ücreti ya da hizmet bedeli tipik ticari alacaklardır. Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar da kural olarak ticari niteliktedir; bunlar için ayrıca çek ve senet hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakar. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ise bu davalar asliye hukuk mahkemesinde, ticaret mahkemesi sıfatıyla görülür.
Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk
Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, usulden reddedilir. Arabulucu, ticari uyuşmazlıklarda görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk sürecinin bir faydası da zamanaşımı açısından ortaya çıkar: arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Uzlaşma sağlanırsa, tarafların avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Para borçları kural olarak alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinden, uygulamada alacaklı şirket çoğu zaman kendi merkezinin bulunduğu yerde de dava açabilir. Tacirler arasında yapılan yazılı yetki sözleşmeleri de geçerlidir; sözleşmenizde bir yetki şartı varsa dava bu şarta göre açılmalıdır.
Alacak nasıl ispat edilir?
Ticari alacak davalarında ispat çoğunlukla belgelere dayanır. Başlıca deliller şunlardır:
- Faturalar: Faturayı alan taraf, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura veya içeriği hakkında itiraz etmemişse içeriği kabul etmiş sayılır. Bu nedenle faturanın karşı tarafa ulaştığının gösterilmesi önemlidir.
- Ticari defterler: Kanuna uygun tutulmuş ve açılış-kapanış onayları yapılmış ticari defterler, tacirler arasındaki davalarda delil olarak kullanılabilir.
- Sözleşme, sipariş formu, irsaliye ve teslim tutanakları: Malın veya hizmetin teslim edildiğini gösterir.
- Cari hesap mutabakatları ve e-posta yazışmaları: Borcun kabul edildiğini veya miktarını gösterebilir.
Davada genellikle iki tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılır. Defterlerin düzenli ve birbirini tutar şekilde tutulması sonucu doğrudan etkileyebilir. Defterlerini incelemeye sunmaktan kaçınan tarafın bu tutumu da kendi aleyhine sonuç doğurabilir.
Faiz, ihtiyati haciz ve zamanaşımı
Ticari faiz
Ticari işlerde temerrüt faizi olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı (avans faizi) talep edilebilir. Bu oran dönemsel olarak değiştiğinden, hesaplama için güncel oranın kullanılması gerekir; ön bir hesap için faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Sözleşmede daha yüksek bir temerrüt faizi kararlaştırılmışsa o da dikkate alınır. Faiz, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren işler; ödeme günü sözleşmede veya taraflarca birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle borçlu ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Bu nedenle sözleşme ve faturalardaki vade kayıtları, faiz hesabının başlangıcı açısından dikkatle incelenmelidir.
İhtiyati haciz
Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış para alacakları için mahkemeden ihtiyati haciz kararı istenebilir; vadesi gelmemiş alacaklarda ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını kaçırma, saklama hazırlığında olması gibi kanunda sayılan hâller aranır. Mahkeme kural olarak alacaklıdan teminat ister. Bu tedbir, dava veya takip sonuçlanana kadar borçlunun malvarlığının korunmasını sağlar.
Zamanaşımı
Alacakların genel zamanaşımı süresi on yıldır; ancak kanun bazı alacaklar için beş yıl gibi daha kısa süreler öngörür. Hangi sürenin uygulanacağı alacağın türüne göre değiştiğinden, eski tarihli alacaklarda bu konunun ilk olarak incelenmesi gerekir.
İcra takibi mi, dava mı?
Belgesi güçlü ve borçlunun itiraz etme ihtimali düşük alacaklarda ilamsız icra takibi daha hızlı sonuç verebilir. Borçlu takibe itiraz ederse takip durur ve alacaklı itirazın iptali davası yoluna gidebilir. Uyuşmazlığın ayrıntılı bir hesaplaşma gerektirdiği, karşılıklı ayıp veya eksik ifa iddialarının bulunduğu durumlarda ise doğrudan alacak davası açmak daha uygun olabilir. Bu tercih; belgelerin durumuna, borçlunun malvarlığına ve sürelere göre yapılmalıdır.
Hangi yol seçilirse seçilsin, borçluya noter aracılığıyla bir ihtarname gönderilmesi çoğu zaman yararlıdır. İhtarname, vadesi belirlenmemiş borçlarda borçluyu temerrüde düşürür ve faizin başlangıç tarihini netleştirir; borçlunun cevabı da uyuşmazlığın gerçek nedenini ortaya koyabilir. Ayrıca borçlunun kayıtlı taşınmazları, araçları ve bilinen alacakları üzerinden bir ön araştırma yapılması, alınacak kararın tahsil edilebilirliği açısından önemlidir. Kazanılan bir dava, borçlunun haczedilebilir malvarlığı yoksa tek başına tahsilat anlamına gelmez.
Büromuzun desteği
Ticari alacak dosyalarında belge ve defter incelemesiyle başlayıp, arabuluculuk görüşmeleri, ihtiyati haciz talebi, icra takibi ve dava aşamalarını bütünlüklü olarak yürütüyoruz. Her alacak ilişkisi kendine özgüdür; hangi yolun izleneceği somut durum ayrıca değerlendirilerek belirlenmelidir.
Sunduğumuz Hizmetler
Ticari Alacak Davaları kapsamında danışmanlık ve dava takibi başlıklarımız.
Ticari alacaklar için zorunlu arabuluculuk süreci
Asliye ticaret mahkemesinde alacak davası
İhtiyati haciz talebi ve uygulanması
İlamsız icra takibi ve itirazın iptali
Fatura, cari hesap ve ticari defter incelemesi
Avans faizi ve alacak hesabı
Ticaret Hukuku alanında diğer başlıklar
Ticaret Hukuku
Şirket kuruluşu, ortaklık ilişkileri, ticari sözleşmeler, kambiyo senetleri ve konkordato süreçleri.
Alanı İncele →Şirket Kuruluşu
AŞ ve Ltd. Şti. kuruluşu, ana sözleşme ve pay sahipleri sözleşmesi hazırlığı
Ayrıntılı Bilgi →Ortaklar Arası Uyuşmazlıklar
Genel kurul iptali, bilgi alma, yönetici sorumluluğu, ortaklıktan çıkma ve fesih
Ayrıntılı Bilgi →Konkordato
Konkordato başvurusu, geçici ve kesin mehil, tasdik süreci ve alacaklı tarafı temsil
Ayrıntılı Bilgi →Çek ve Senet (Kambiyo) Hukuku
Bono ve çek takibi, borca ve imzaya itiraz, zamanaşımı, zayi ve ödeme yasağı
Ayrıntılı Bilgi →