Osmaniye Mah. İncirli Çıkmazı Sk. Hukukçular Sitesi C1 Blok No:2/2 K:4 D:15, 34146 Bakırköy/İstanbul Çalışma Saatleri: Hafta içi 09:00 – 18:00
Avrasya Hukuk Bürosu Avrasya Hukuk Bürosu Av. Kasım Ergün
Görüşme Talep Et

Ticari Alacak Davaları konusunda hukuki destek

Her dosya kendine özgüdür. Durumunuzun değerlendirilmesi için ön görüşme talep edebilirsiniz.

Ön Görüşme Talep Et
AVRASYA HUKUK BÜROSU · BAKIRKÖY

Ticari Alacak Davaları

Şirketler arası mal ve hizmet satışından doğan ödenmemiş alacaklarda arabuluculuk, ihtiyati haciz, icra takibi ve dava yollarının doğru sırayla kullanılması için destek.

20+ yıl tecrübeGizlilik ilkesiSonuç odaklı temsil

Teslim edilen malın veya verilen hizmetin bedelinin ödenmemesi, şirketlerin en sık yaşadığı hukuki sorundur. Ticari alacak davası, iki tacir arasındaki ticari işten doğan para alacağının mahkeme kararıyla tahsil edilmesini amaçlar. Ancak doğrudan dava açmak her zaman ilk ya da en hızlı adım değildir; arabuluculuk, ihtiyati haciz ve icra takibi gibi araçların doğru sırayla kullanılması tahsilat ihtimalini önemli ölçüde etkiler.

Bu sayfada bir ticari alacağın dava yoluyla tahsilinde izlenen süreci, görevli mahkemeyi, ispat araçlarını ve dikkat edilmesi gereken süreleri özetliyoruz.

Ticari alacak ve ticari dava nedir?

Bir davanın ticari dava sayılması için ya her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ya da uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir konudan doğması gerekir. Örneğin iki şirket arasındaki mal satışı, bayilik veya distribütörlük sözleşmesinden doğan bedel, taşıma ücreti ya da hizmet bedeli tipik ticari alacaklardır. Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar da kural olarak ticari niteliktedir; bunlar için ayrıca çek ve senet hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakar. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ise bu davalar asliye hukuk mahkemesinde, ticaret mahkemesi sıfatıyla görülür.

Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk

Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurmadan açılan dava, usulden reddedilir. Arabulucu, ticari uyuşmazlıklarda görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.

Arabuluculuk sürecinin bir faydası da zamanaşımı açısından ortaya çıkar: arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Uzlaşma sağlanırsa, tarafların avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Para borçları kural olarak alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinden, uygulamada alacaklı şirket çoğu zaman kendi merkezinin bulunduğu yerde de dava açabilir. Tacirler arasında yapılan yazılı yetki sözleşmeleri de geçerlidir; sözleşmenizde bir yetki şartı varsa dava bu şarta göre açılmalıdır.

Alacak nasıl ispat edilir?

Ticari alacak davalarında ispat çoğunlukla belgelere dayanır. Başlıca deliller şunlardır:

  • Faturalar: Faturayı alan taraf, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura veya içeriği hakkında itiraz etmemişse içeriği kabul etmiş sayılır. Bu nedenle faturanın karşı tarafa ulaştığının gösterilmesi önemlidir.
  • Ticari defterler: Kanuna uygun tutulmuş ve açılış-kapanış onayları yapılmış ticari defterler, tacirler arasındaki davalarda delil olarak kullanılabilir.
  • Sözleşme, sipariş formu, irsaliye ve teslim tutanakları: Malın veya hizmetin teslim edildiğini gösterir.
  • Cari hesap mutabakatları ve e-posta yazışmaları: Borcun kabul edildiğini veya miktarını gösterebilir.

Davada genellikle iki tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılır. Defterlerin düzenli ve birbirini tutar şekilde tutulması sonucu doğrudan etkileyebilir. Defterlerini incelemeye sunmaktan kaçınan tarafın bu tutumu da kendi aleyhine sonuç doğurabilir.

Faiz, ihtiyati haciz ve zamanaşımı

Ticari faiz

Ticari işlerde temerrüt faizi olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı (avans faizi) talep edilebilir. Bu oran dönemsel olarak değiştiğinden, hesaplama için güncel oranın kullanılması gerekir; ön bir hesap için faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Sözleşmede daha yüksek bir temerrüt faizi kararlaştırılmışsa o da dikkate alınır. Faiz, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren işler; ödeme günü sözleşmede veya taraflarca birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle borçlu ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Bu nedenle sözleşme ve faturalardaki vade kayıtları, faiz hesabının başlangıcı açısından dikkatle incelenmelidir.

İhtiyati haciz

Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış para alacakları için mahkemeden ihtiyati haciz kararı istenebilir; vadesi gelmemiş alacaklarda ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını kaçırma, saklama hazırlığında olması gibi kanunda sayılan hâller aranır. Mahkeme kural olarak alacaklıdan teminat ister. Bu tedbir, dava veya takip sonuçlanana kadar borçlunun malvarlığının korunmasını sağlar.

Zamanaşımı

Alacakların genel zamanaşımı süresi on yıldır; ancak kanun bazı alacaklar için beş yıl gibi daha kısa süreler öngörür. Hangi sürenin uygulanacağı alacağın türüne göre değiştiğinden, eski tarihli alacaklarda bu konunun ilk olarak incelenmesi gerekir.

İcra takibi mi, dava mı?

Belgesi güçlü ve borçlunun itiraz etme ihtimali düşük alacaklarda ilamsız icra takibi daha hızlı sonuç verebilir. Borçlu takibe itiraz ederse takip durur ve alacaklı itirazın iptali davası yoluna gidebilir. Uyuşmazlığın ayrıntılı bir hesaplaşma gerektirdiği, karşılıklı ayıp veya eksik ifa iddialarının bulunduğu durumlarda ise doğrudan alacak davası açmak daha uygun olabilir. Bu tercih; belgelerin durumuna, borçlunun malvarlığına ve sürelere göre yapılmalıdır.

Hangi yol seçilirse seçilsin, borçluya noter aracılığıyla bir ihtarname gönderilmesi çoğu zaman yararlıdır. İhtarname, vadesi belirlenmemiş borçlarda borçluyu temerrüde düşürür ve faizin başlangıç tarihini netleştirir; borçlunun cevabı da uyuşmazlığın gerçek nedenini ortaya koyabilir. Ayrıca borçlunun kayıtlı taşınmazları, araçları ve bilinen alacakları üzerinden bir ön araştırma yapılması, alınacak kararın tahsil edilebilirliği açısından önemlidir. Kazanılan bir dava, borçlunun haczedilebilir malvarlığı yoksa tek başına tahsilat anlamına gelmez.

Büromuzun desteği

Ticari alacak dosyalarında belge ve defter incelemesiyle başlayıp, arabuluculuk görüşmeleri, ihtiyati haciz talebi, icra takibi ve dava aşamalarını bütünlüklü olarak yürütüyoruz. Her alacak ilişkisi kendine özgüdür; hangi yolun izleneceği somut durum ayrıca değerlendirilerek belirlenmelidir.

KAPSAM

Sunduğumuz Hizmetler

Ticari Alacak Davaları kapsamında danışmanlık ve dava takibi başlıklarımız.

Ticari alacaklar için zorunlu arabuluculuk süreci

Asliye ticaret mahkemesinde alacak davası

İhtiyati haciz talebi ve uygulanması

İlamsız icra takibi ve itirazın iptali

Fatura, cari hesap ve ticari defter incelemesi

Avans faizi ve alacak hesabı

Ticari Alacak Davaları — Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculukta anlaşma sağlanmazsa ne olur?
Taraflar anlaşamazsa arabulucu bir son tutanak düzenler ve süreç sona erer. Alacaklı bu tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ekleyerek asliye ticaret mahkemesinde dava açabilir. Arabuluculuk süresince zamanaşımı durduğundan, bu süreç kural olarak alacaklının hak kaybına uğramasına yol açmaz. Görüşmelerde yapılan teklifler ise sonradan delil olarak kullanılamaz.
Faturaya itiraz etmeyen karşı taraf borcu kabul etmiş sayılır mı?
Türk Ticaret Kanunu'na göre faturayı alan, sekiz gün içinde itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak bu karine, malın veya hizmetin gerçekten teslim edildiğini tek başına kesin olarak kanıtlamaz; Yargıtay uygulamasında faturanın dayandığı bir sözleşme ilişkisinin bulunması da aranır. Bu nedenle faturayla birlikte irsaliye, teslim tutanağı veya yazışmalar gibi destekleyici delillerin saklanması önerilir.
Yurt dışındaki bir şirketten alacağımı nasıl tahsil ederim?
Yabancı şirketle sözleşmede yetkili mahkeme veya tahkim şartı bulunuyorsa önce bu hüküm incelenir. Türkiye'de alınacak bir kararın borçlunun ülkesinde uygulanabilmesi için o ülkede tanıma ve tenfiz işlemi gerekebilir; bu da ülkeler arasındaki anlaşmalara göre değişir. Borçlunun Türkiye'de malvarlığı veya alacakları varsa ihtiyati haciz ve takip burada da değerlendirilebilir.
Ticari alacak davası ne kadar sürer?
Süre; mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemesinin kapsamına ve tarafların delil sayısına göre değişir. İlk derece yargılaması çoğu zaman bir yılı aşabilir, istinaf ve temyiz aşamalarıyla toplam süre daha da uzayabilir. Bu nedenle dava açılırken ihtiyati haciz gibi koruyucu tedbirlerin değerlendirilmesi ve arabuluculuk aşamasında makul bir uzlaşma ihtimalinin ciddiyetle tartılması önemlidir.
Borçlu şirket kapanmış veya iflas etmişse ne yapılabilir?
Şirket tasfiye sürecindeyse alacak tasfiye memurlarına bildirilmelidir. İflas kararı verilmişse alacağın iflas masasına süresi içinde kaydettirilmesi gerekir; iflasın açılmasıyla müflis aleyhine takipler durur. Şirket ticaret sicilinden silinmişse bazı durumlarda ihya davası gündeme gelebilir. Yöneticilerin kusurlu davranışları varsa onlara karşı sorumluluk davası da ayrıca değerlendirilebilir.