Osmaniye Mah. İncirli Çıkmazı Sk. Hukukçular Sitesi C1 Blok No:2/2 K:4 D:15, 34146 Bakırköy/İstanbul Çalışma Saatleri: Hafta içi 09:00 – 18:00
Avrasya Hukuk Bürosu Avrasya Hukuk Bürosu Av. Kasım Ergün
Görüşme Talep Et
AVRASYA HUKUK BÜROSU · BAKIRKÖY

Tutuklama ve Tutukluluğa İtiraz

Tutuklama bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiridir. Şartları her aşamada yeniden sorgulanabilir; itiraz ve tahliye talepleri süresinde yapılmalıdır.

20+ yıl tecrübeGizlilik ilkesiSonuç odaklı temsil

Tutuklama, henüz hakkında hüküm verilmemiş bir kişinin özgürlüğünün yargılama süresince kısıtlanması anlamına gelir. Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu bu tedbiri ancak sıkı şartlara bağlı olarak kabul eder; çünkü tutuklu kişi masumiyet karinesinden yararlanmaya devam eder. Tutuklamaya itiraz, bu şartların somut olayda gerçekten bulunup bulunmadığının yeniden denetlenmesini sağlayan temel hukuki yoldur.

Aşağıda tutuklamanın şartlarını, itirazın süresini ve merciini, tutukluluk incelemesini, tahliye talebini ve tutuklamaya alternatif olan adli kontrol tedbirlerini adım adım açıklıyoruz.

Tutuklamanın Şartları Nelerdir?

CMK m.100'e göre tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması gerekir. Kanunda sayılan tutuklama nedenleri şunlardır:

  • Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı
  • Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişimlerinin kuvvetli şüphe oluşturması

Kanun ayrıca bazı ağır suçlarda tutuklama nedeninin varsayılabileceğini düzenlemiştir; ancak bu durumda dahi kuvvetli suç şüphesi aranır ve tutuklama otomatik değildir. Bunun yanında tutuklama, işin önemi ile beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmalıdır. CMK m.100/4'e göre sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Tutuklama Kararı Nasıl Verilir?

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimliği, kovuşturma evresinde ise davaya bakan mahkeme tutuklama kararı verir. Tutuklama sorgusunda şüpheli müdafi yardımından yararlanır ve hakkındaki deliller ile tutuklama nedenlerine karşı beyanda bulunur. CMK m.101'e göre tutuklama kararında; kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını ve tutuklamanın ölçülü olduğunu gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilir. Ayrıca adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağı da kararda açıklanmalıdır.

Bu nedenle itiraz dilekçesinde en sık ele alınan konu, kararın gerekçesidir. Suçun vasfının ve kanundaki ifadelerin tekrarlanmasından ibaret, kişiye özgü olmayan gerekçeler itirazda ayrıntılı biçimde tartışılır.

Tutuklamaya İtiraz: Süre ve Merci

Tutuklama kararına karşı itiraz, CMK m.268'e göre kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır; bu süre 7499 sayılı Kanunla 2024 yılında yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. İtiraz, kararı veren sulh ceza hâkimliğine veya mahkemeye dilekçe ile ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanla yapılabilir. Tutuklu kişi, bulunduğu ceza infaz kurumunun idaresi aracılığıyla da itiraz dilekçesi verebilir.

Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse itirazı incelemek üzere dosyayı ilgili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, 7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten bu yana yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; kovuşturma evresinde mahkemelerin kararlarına itirazda ise kanunda gösterilen üst merci yetkilidir. İtiraz için öngörülen iki haftalık süre kaçırılsa bile tutukluluk incelemesi ve tahliye talebi yolları açık kalır.

Etkili bir itiraz dilekçesinde genellikle şu başlıklar ele alınır:

  • Dosyadaki delillerin kuvvetli suç şüphesi oluşturmaya yetip yetmediği
  • Kaçma veya delil karartma şüphesini destekleyen somut bir olgunun bulunup bulunmadığı
  • Kişinin sabit ikametgâhı, işi, aile durumu ve sağlık koşulları
  • Delillerin büyük ölçüde toplanmış olması nedeniyle karartma ihtimalinin ortadan kalkması
  • Adli kontrol tedbirlerinin neden yeterli olacağı

Tutukluluk İncelemesi ve Tahliye Talebi

Tutuklama kararı bir kez verildikten sonra kendiliğinden süresiz devam etmez. CMK m.108'e göre soruşturma evresinde tutuklu şüphelinin tutukluluk durumu, en geç otuzar günlük süreler içinde sulh ceza hâkimi tarafından incelenir. Kovuşturma evresinde ise mahkeme, her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da en geç otuzar günlük süreler içinde tutukluluk durumunu değerlendirir.

Bunun dışında şüpheli veya sanık, CMK m.104 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir. Tahliye talebinin etkili olması için yeni bir gelişmenin ortaya konması önemlidir:

  • Tanıkların dinlenmesi veya delillerin toplanmasının tamamlanması
  • Bilirkişi ya da adli tıp raporunun lehe sonuçlanması
  • Tutuklulukta geçen sürenin beklenen cezaya oranla uzaması
  • Sağlık durumu, ailevi zorunluluklar veya sabit ikamet ve iş durumunun belgelenmesi

Adli Kontrol: Tutuklamaya Alternatif Tedbirler

CMK m.109 uyarınca tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine karar verilebilir. Yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla karakola imza verme, konutu terk etmeme, güvence yatırma, belirli yerlere gitmeme ve elektronik izleme bunlardan bazılarıdır. Tutuklamaya itirazda ve tahliye taleplerinde, amaca adli kontrol ile ulaşılabileceğinin somut gerekçelerle ortaya konması çoğu zaman belirleyici olur. Adli kontrol kararlarına karşı da itiraz yolu açıktır.

Azami Tutukluluk Süresi ve Diğer Başvuru Yolları

CMK m.102'ye göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde bu süre en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir ve kanun bu uzatmanın sınırlarını ayrıca belirlemiştir. Ayrıca CMK m.102/4 uyarınca soruşturma evresindeki tutukluluk, kural olarak ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, girenlerde bir yılı geçemez; bazı suç türleri için daha uzun süreler öngörülmüştür. Ağır ceza dosyalarının genel işleyişi için ağır ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Olağan itiraz yolları tüketildikten sonra, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Hukuka aykırı biçimde tutuklanan veya sonradan beraat eden kişiler ise kanundaki şartlarla tazminat talep edebilir. Tutuklu kişinin yargılamadaki diğer hakları için sanık hakları yazımız da yol gösterici olabilir.

Büromuzun Desteği

Tutuklama sorgusunda müdafilik, itiraz dilekçelerinin hazırlanması, tutukluluk incelemelerinin takibi ve tahliye taleplerinin gerekçelendirilmesi konularında destek veriyoruz. Her dosya kendine özgüdür; tutuklama nedenlerinin ve dosyadaki delillerin somut olarak değerlendirilmesi gerekir.

KAPSAM

Sunduğumuz Hizmetler

Tutuklama ve Tutukluluğa İtiraz kapsamında danışmanlık ve dava takibi başlıklarımız.

Tutuklama sorgusunda müdafilik

Tutuklama kararına itiraz dilekçesi hazırlanması

Tutukluluk incelemesi ve tahliye talepleri

Adli kontrol tedbirlerine itiraz

Azami tutukluluk süresi değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

Tutuklama ve Tutukluluğa İtiraz — Sıkça Sorulan Sorular

Tutuklamaya itiraz süresi kaç gündür?
Tutuklama kararına karşı itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır. Bu süre kaçırıldığında aynı karara karşı itiraz hakkı kullanılamaz; ancak tutuklu kişi her zaman tahliye talebinde bulunabilir ve tutukluluk durumu kanundaki süreler içinde resen incelenir. Bu nedenle süreyi kaçırmış olmak, tutukluluğun sorgulanmasına engel değildir.
Tutuklamaya itiraz edilince ne kadar sürede karar verilir?
İtiraz, kural olarak dosya üzerinden incelenir ve kanun itiraz merciinin gecikmeden karar vermesini öngörür. Uygulamada itirazlar genellikle kısa sürede, çoğu zaman birkaç gün içinde sonuçlanır. Merci gerekli görürse araştırma yapabilir veya ilgilileri dinleyebilir. İtirazın reddi hâlinde tutukluluk incelemeleri ve tahliye talepleri yoluyla durum yeniden değerlendirilebilir.
Tutuklu yakınım için ailesi itiraz dilekçesi verebilir mi?
İtiraz hakkı kanunda öncelikle şüpheli veya sanığa ve müdafiine tanınmıştır; kanun ayrıca kanuni temsilci ile eşe de sanık yararına kanun yoluna başvurma imkânı verir. Bunların dışındaki aile üyeleri doğrudan itirazda bulunamaz. Uygulamada itirazın tutuklu kişinin kendisi tarafından ceza infaz kurumu aracılığıyla ya da müdafii tarafından yapılması en sağlıklı yoldur.
Tutuklama yerine ev hapsi verilebilir mi?
Kanunda ev hapsi adıyla bir tutuklama türü bulunmamakla birlikte, adli kontrol tedbirleri arasında konutu terk etmeme yükümlülüğü yer alır ve bu tedbir elektronik izleme ile birlikte uygulanabilir. Tutuklama şartlarının bulunduğu ancak amaca daha hafif bir tedbirle ulaşılabileceği durumlarda mahkeme bu yönde karar verebilir. Uygunluğu somut dosyaya göre değerlendirilir.
Haksız yere tutuklandım, tazminat isteyebilir miyim?
Kanuna aykırı olarak tutuklanan, tutuklulukta makul sürede yargılanmayan ya da tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişiler, kanundaki şartlarla maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Talep, kararın kesinleşmesinden sonra kanunda öngörülen süre içinde ağır ceza mahkemesine yapılır. Süre ve koşullar dosyaya göre ayrıca incelenmelidir.

Tutuklama ve Tutukluluğa İtiraz konusunda hukuki destek

Her dosya kendine özgüdür. Durumunuzun değerlendirilmesi için ön görüşme talep edebilirsiniz.

Ön Görüşme Talep Et