Osmaniye Mah. İncirli Çıkmazı Sk. Hukukçular Sitesi C1 Blok No:2/2 K:4 D:15, 34146 Bakırköy/İstanbul Çalışma Saatleri: Hafta içi 09:00 – 18:00
Avrasya Hukuk Bürosu Avrasya Hukuk Bürosu Av. Kasım Ergün
Görüşme Talep Et

Önalım (Şufa) Davası konusunda hukuki destek

Her dosya kendine özgüdür. Durumunuzun değerlendirilmesi için ön görüşme talep edebilirsiniz.

Ön Görüşme Talep Et
AVRASYA HUKUK BÜROSU · BAKIRKÖY

Önalım (Şufa) Davası

Hisseli taşınmazda payını yabancıya satan paydaşa karşı diğer paydaşların önalım hakkını kullanma şartları, süreleri ve dava süreci.

20+ yıl tecrübeGizlilik ilkesiSonuç odaklı temsil

Önalım davası (halk arasında şufa davası), paylı mülkiyetteki bir taşınmazın paydaşlarından birinin payını üçüncü bir kişiye satması üzerine, diğer paydaşların aynı koşullarla o payı kendileri adına tescil ettirmek için açtığı davadır. Hisseli tapularda ortaklığa yabancı birinin girmesini önlemeye yönelik bu hak, kanunda kısa ve kesin sürelere bağlanmıştır.

Önalım hakkı, satışı engelleyen bir hak değildir. Satış tapuda gerçekleşir; ancak hak sahibi paydaş, dava yoluyla alıcının yerine geçerek payı aynı bedelle edinebilir. Bu nedenle hem payını satmak isteyen paydaşın hem de hisseli bir taşınmazdan pay satın alan kişinin bu hakkı bilmesi gerekir.

Yasal önalım hakkı hangi durumlarda doğar?

Türk Medeni Kanunu m.732'ye göre, paylı mülkiyette bir paydaş taşınmaz üzerindeki payının tamamını veya bir kısmını üçüncü kişiye sattığında, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir. Hakkın doğması için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:

  • Taşınmazın paylı mülkiyete konu olması
  • Pay devrinin satış yoluyla yapılması
  • Alıcının paydaşlar dışındaki bir üçüncü kişi olması
  • Satışın cebri artırma yoluyla veya Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılmamış olması

Paydaşlardan birinin payını başka bir paydaşa satmasında yasal önalım hakkı doğmaz. Cebri artırma yoluyla yapılan satışlarda ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlarda da önalım hakkı kullanılamaz (TMK m.733).

Önalım hakkının kullanılamadığı durumlar

Elbirliği mülkiyette, örneğin henüz paylaşılmamış bir mirasta mirasçılar arasındaki ilişkide, yasal önalım hükümleri kural olarak uygulanmaz; mirasçıların ortaklığı paylı mülkiyete dönüştükten sonra durum değişir. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş taşınmazlarda bir bağımsız bölümün ya da kat irtifakı bağlanmış arsa payının satılmasında diğer kat maliklerinin önalım hakkı yoktur; ancak tek bir bağımsız bölüm birden fazla kişiye paylı olarak aitse, o bölümün paydaşları arasında önalım hakkı kullanılabilir (Kat Mülkiyeti Kanunu m.8).

Bağış veya trampa gibi satış dışındaki devirlerde kural olarak önalım hakkı doğmaz. Bununla birlikte, gerçekte satış olduğu hâlde önalım hakkını engellemek için bağış gibi gösterilen işlemlerde muvazaa iddiasıyla dava açılabildiği Yargıtay uygulamasında kabul edilmektedir. Böyle bir iddianın ispatı ayrıntılı bir delil çalışması gerektirir. Ortaklığın tamamen sona erdirilmesi isteniyorsa önalım yerine ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir.

Dava açma süreleri: üç ay ve bir yıl

Önalım hakkı, kanunda düzenlenen hak düşürücü sürelere tabidir. TMK m.733'e göre satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Önalım hakkı:

  • Satışın hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay,
  • Her hâlde satış tarihinden itibaren bir yıl

geçmekle düşer. Üst süre, 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla iki yıldan bir yıla indirilmiştir; bu tarihten önce yapılmış satışlarda eski süre uygulanır. Noter bildirimi yapılmamışsa üç aylık süre işlemeye başlamaz; ancak bir yıllık üst süre her durumda işler. Hak düşürücü süreler mahkemece kendiliğinden gözetilir ve geçirildiğinde dava reddedilir. Tapuda payın satıldığını öğrenen paydaşın tapu kaydını hemen edinmesi ve süreyi takvim üzerinde planlaması önemlidir.

Süre hesabında satış tarihi olarak tapudaki resmi satış işleminin tarihi esas alınır. Satıştan haberdar olunan tarihi ve bunu gösteren belgeleri (noter bildirimi, tapu kaydı, yazışmalar) saklamak, davada süre tartışması çıktığında belirleyici olur. Süre bitimine yakın açılacak davalarda bedel ve masrafların karşılanma planı da önceden yapılmalıdır.

Dava kime karşı ve nerede açılır?

Önalım davası, payını satan paydaşa değil, payı satın alan alıcıya karşı açılır (TMK m.734). Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda olduğu gibi, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). Birden fazla paydaş önalım hakkını kullanmak isterse, her biri dava açabilir; payın paydaşlar arasında nasıl dağıtılacağı mahkemece değerlendirilir.

Bedelin yatırılması ve süreç adım adım

Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkimin belirlediği yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür; bu yükümlülük yerine getirilmezse pay davacı adına tescil edilemez (TMK m.734). Süreç genel olarak şu sırayla ilerler:

  1. Güncel tapu kaydı ve satış akit tablosunun temin edilmesi
  2. Satış tarihinin ve varsa noter bildirim tarihinin tespiti, sürelerin hesaplanması
  3. Alıcıya karşı taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde dava açılması
  4. Mahkemece, gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle payın rayiç bedelinin belirlenmesi
  5. Verilen kesin süre içinde rayiç bedel ve tapu giderlerinin depo edilmesi
  6. Davanın kabulü hâlinde payın davacı adına tescili

Rayiç bedel düzenlemesi ne değiştirdi?

7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce önalım hakkı sahibi, kural olarak tapuda gösterilen satış bedelini yatırıyordu ve bu bedelin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sık tartışılıyordu. Artık depo edilecek tutar, satış bedeli değil, hâkimin belirlediği rayiç bedeldir. Geçiş hükmüne göre bu kural, değişiklikten önce açılmış davalarda da uygulanır. Rayiç bedelin hangi tarihe göre belirleneceği kanunda açıkça düzenlenmediğinden yargı uygulaması takip edilmelidir. Dava açmadan önce payın yaklaşık piyasa değerinin öngörülmesi ve depo edilecek tutarın nasıl karşılanacağının planlanması bu nedenle önem kazanmıştır.

Sözleşmeden doğan önalım ve feragat

Önalım hakkı yalnızca kanundan doğmaz; taraflar sözleşmeyle de önalım hakkı kurabilir. Önalım sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TBK m.237). Tapu kütüğüne şerh verilen sözleşmeden doğan önalım hakkı, şerhte belirtilen sürede ve koşullarla her malike karşı kullanılabilir; şerhin etkisi her durumda on yıl sonra sona erer (TMK m.735). Yasal önalım hakkından genel olarak feragatin resmi şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir; belirli bir satışta hakkı kullanmaktan vazgeçme ise yazılı şekilde, satıştan önce veya sonra yapılabilir (TMK m.733). Payını satmayı düşünen paydaşların, diğer paydaşlarla önceden konuşmaları ve gerekirse feragatin usulüne uygun alınmasını sağlamaları, ileride doğabilecek davaların önüne geçebilir.

Büromuzun desteği

Her dosya kendine özgüdür; mülkiyet türü, satışın gerçek niteliği ve bildirimin yapılıp yapılmadığı sonucu belirleyen unsurlardır, bu nedenle somut durum ayrıca değerlendirilmelidir. Büromuz tapu kayıtlarının incelenmesi, sürelerin hesaplanması, dava açılması ve bedel depo sürecinin takibi konularında hem hak sahibi paydaşlara hem de pay satın alan kişilere destek vermektedir. Diğer taşınmaz uyuşmazlıkları için gayrimenkul hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

KAPSAM

Sunduğumuz Hizmetler

Önalım (Şufa) Davası kapsamında danışmanlık ve dava takibi başlıklarımız.

Tapu kaydı ve satış akit tablosunun incelenmesi

Önalım süresinin hesaplanması ve hak tespiti

Alıcıya karşı önalım (şufa) davasının açılması

Bedel depo sürecinin ve tescilin takibi

Muvazaalı devir ve bedel iddialarında delil çalışması

Pay satın alan kişinin davada temsili

Önalım (Şufa) Davası — Sıkça Sorulan Sorular

Önalım davası kaç yıl içinde açılmalıdır?
Satış diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmişse, önalım hakkı bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde kullanılmalıdır. Bildirim yapılmamış olsa bile hak, her hâlde satış tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; 25 Aralık 2025’ten önce yapılmış satışlarda ise eski iki yıllık süre uygulanır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; uzatılamaz ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Sürenin başlangıcının doğru tespiti için tapu kaydı ve tebligat belgeleri incelenmelidir.
Hisseli tapuda payımı satmak için diğer paydaşların izni gerekir mi?
Hayır. Paylı mülkiyette her paydaş kendi payını diğer paydaşların iznine gerek olmadan satabilir. Ancak pay üçüncü bir kişiye satıldığında diğer paydaşlar kanuni süreler içinde önalım hakkını kullanarak alıcının yerine geçebilir. Satışın noter aracılığıyla bildirilmesi, üç aylık sürenin işlemeye başlaması bakımından alıcının da yararınadır.
Önalım davasında hangi bedel ödenir?
Yürürlükteki düzenlemeye göre tapuda gösterilen satış bedeli değil, payın hâkim tarafından belirlenen rayiç bedeli esas alınır. Önalım hakkı sahibi bu rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkimin belirlediği yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmalıdır. Rayiç bedel çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bedelin süresinde yatırılmaması hâlinde pay davacı adına tescil edilemez.
Miras kalan taşınmazda önalım hakkı var mı?
Miras ortaklığı paylaşılmamış olarak devam ediyorsa mülkiyet elbirliği hâlindedir ve yasal önalım hükümleri kural olarak uygulanmaz. Mirasçılar aralarında anlaşarak veya mahkeme kararıyla taşınmazı paylı mülkiyete dönüştürmüşse, artık her mirasçının belirli bir payı vardır ve bu payın üçüncü kişiye satışında önalım hakkı doğabilir. Tapu kaydındaki mülkiyet türü bu nedenle belirleyicidir.
Önalım hakkından önceden vazgeçilebilir mi?
Evet. Yasal önalım hakkından genel olarak feragat mümkündür; ancak bunun resmi şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışla sınırlı olarak hakkı kullanmaktan vazgeçme ise yazılı şekilde, satıştan önce veya sonra yapılabilir. Şekle uygun olmayan bir beyana dayanarak pay satışı yapmak önalım davası riskini ortadan kaldırmayabilir; bu nedenle vazgeçmenin şekli ve kapsamı önceden netleştirilmelidir.